6. İmam: İMAM CAFER-İ SADIK

Adı: Cafer-i Sadık

Kureyş Kavmi / Haşimi.. sülalesi…

Anası: Ümmü Ferve

Babası: Muhammed Bâkır

Doğum yeri ve tarihi: Medine Şehri (SuudiArabistan) / 699

Eşi: Hamide

Çocukları: 7 erkek, üç kızı olmuş.

Yaşadığı dönemin Halifesi ve yönetimi: Abdülmelik, Velid bin Abdülmelik, Süleyman, Ömer bin Abdülaziz, Yezid bin Abdülmelik, Hişam bin Abdül Melik, Velid bin Yezid, İbrahim, ve Mervan

Şehadet tarihi: Medine, 765

Türbesi:.. Medine.. Baki Kasabası Kabristanındadır

Şehadet sebebi: Abbasi hükümdarı „Halife“ Mansur tarafından zehirletilerek şehit edilmiştir.

Eserleri ve bilgi alanları:  Buyruk İmam Cafer’eatfedilen ve Aleviliğin inanç esaslarını yer aldığı kitaptır.. Anadolu Alevilerindekitabın adıda, içeriği de yüzyıllardır tek başvurukitabı özelliğini taşımaktadır.

Buyruk; adından da anlaşıldığı gibi yolun vesüreğin içtüzüğü, programı, ilm-i hali, dahadoğrusu anayasasıdır.

Yol’a talip olanlara (dedeler ve talipler) temel başvuru kaynağıdır.

Özellikleri: Cafer-i Sadık çok akıllı ve zeki kişiliğiyleher tür olasılığı sezinleyecek düzeyde yeteneğesahip bir araştırmacı.. yorumcu.. bilge nitelikler sergileyen kişiliğiyle tanınır…

Yol gösterici sözleri/mesajları

Altıncı İmam olan Cafer-i Sadık, 699’da Medine’de dünyaya geldi. Babası beşinci İmam Muhammed Bakır’dır. İmam Cafer-i Sadık, tarihin en önemli dönemlerinden biri olan, Emevi saltanatının çöküşü ve Abbasi saltanatının başlaması döneminde yaşadı. Emevi saltanatının ortadan kaldırılıp, yerine Abbasi saltanatının kurulması ile sonuçlanan olaylar, İmam Cafer’i Sadık zamanında meydana gelmiştir.

İmam Cafer-i Sadık kendinden önceki ataları gibi,derin bir bilgiye sahipti. İmam Cafer-i Sadık öğrencileri vasıtasıyla bu bilgilerinin bütün insanlığa ulaşması için çalıştı.

Altıncı İmam Cafer-i Sadık salt dini bilgiler değil, insanlığın sorunlarına çözüm olan diğer alanlarda da (fen bilimlerinde) dersler vermiştir. Bu dersler sonucu, onlarca ilim sahibi insan yetişmiştir. Hatta bazı Sünni alimlerin, onun öğrencisi olmakla övündükleri bilinir.. İmam Cafer-i Sadık, öğretmenliğinin yanı sıra, ahlâklı-faziletli kişiliği ile de kendisiyle tanışan insanları etkiliyordu. Onunla tanışan, onun derslerine, sohbetlerine katılan bir çok insan, onun etkisinde kalmış, bilgisinden, davranışlarından feyz almıştır.

O dönemin saltanat sahipleri iktidarlarını tehlikeye düşürmemek için, İmam Cafer-i Sadık`a ve yetiştirdiği öğrencilere karşı kin güderek baskı uyguluyorlardı. Emevilere karşı ayaklanma hareketinin 747 yılında başladığı sırada, Ehl-i Beyt bendelerinin başında bulunan Eba Müslüm(Teberdar) Horasan’i İmam Cafer Sadık’a özel bir elçi göndererek, Halifeliği Kabul etmesini istemiştir; fakat ondan red cevabı almıştır. Kabul etmeyişinin sebebi, Emeviler döneminde olan zulümlerin, Abbasi Hükümdarlığı döneminde de devam etmesidir. Emevi İslam hükümdarlarının devleti zulüm ve barbarlıkla yönetme anlayışlarına isyan eden toplumla birlikte ayaklanan Eba Müslim-i Horasan-i..

İmam Cafer-i Sadık’a Hilafet teklifinde bulunduğu söylencesinin ardındaki hesapları net değildir!.. Acaba devlet yönetimine yeni bir sistem ve yöntemle mi yaklaşılıyordu Abbasi ileri gelenleri.. yoksa samimi bir kişiliğe sahip AbaMüslim Horasan-i’nin özgün düşüncesi miydi?.. İ. Cafer-i Sadık bu konuda haklı olarak tereddütlü ve ‘hatta atalarının akıbetini değerlendirince’ kuşkuluydu!.. Aba Müslim Horasan’a, olumsuz bir yanıtta vermiş değildir…

İ. Cafer-i Sadık… Özellikle Orta Asya, İran, Güneydoğu Anadolu bölgelerinde isyanlara varan Hz. Ali Taraftarları Arap olan bölge ve toplumlarlakendilerine uygulanan ayrıcalıklı muamalalerden çok rahatsızlardı!.. O nedenle İ. C. Sadık kendi düşüncesi ve felsefesinin Arap olmayan diğer toplumlardan ve Emevi-Arap çelişkilerinden de oldukça umutluydu…

Bu nedenle; İmam Cafer-i Sadık, saltanat sahiplerinin kendisine sunduğu teklifleri red ederek binlerce insana ilmi toplantılar düzenlemiş ve dersler vermiştir. Cafer Sadık’ın Medine’deki evi, o dönemde gerçekten düzenli bir akademi biçimindeydi.. Orada, fıkıh, hadis, felsefe, kutsal kitapların yorumları tartışılıyordu. Daha sonra Medine’de bir okul kurduve her türlü anlayış ve düşüncelerin toplanması, edebiyat ve bilimin gelişip serpilmesine büyük hız kazandırmıştı. Burada yaratılmış ve alışık olunmayan bir zihinsel etkinlik akımı diğer İslam kentlerine doğru aktı ve bu akım Müslümanlar arasında felsefi eğilimlerin gelişmesine öncülük etmiştir.

İmam Cafer Sadık dönem olarak, hem siyasal hem de dinsel alanlarda İslam tarihinin en önemli zamanında yaşadı. Cafer Sadık, Emevi halifelerinde Abdülmelik, Velid bin Abdülmelik’in, Süleyman’ın, Ömer bin Abdülaziz’in, Yezid bin Abdülmelik’in, Hişam bin Abdül Melik’in, Velidbin Yezid ve İbrahim’in, Mervan’ın; kısacası Abbasi devleti kuruluncaya dek Emevi halifelerinin yönetimlerine tanıklık etti.

Sonunda onu zehirletip şehit ettiler (766). İmam Cafer-i Sadık şehaadetinden sonra da, bıraktığı ilmi eserlerle Alevilere günümüze kadar yol gösterici oldu.

İmam Cafer Buyruğu da kendine atfedilir.

 

Zeynel’i sevdim de aşnaya yettim

Bakır’ı sevdim de müsahip tuttum

Cafer’i Sadık’a göz gönül kattım

Naci deryasında ummana düştüm

-Kul Himmet Üstad-

Evliya enbiya onlara aşık

Verdiler ikrarı oldular tanık

Hak mezhebi İmam Cafer’i Sadık

Söylersen Muhammed Ali’den söyle

-Genci Abdal-

Aradan ne kadar zaman geçmiş olursa olsun, On İki İmamların insanlığa yol göstericiliği devam ettiğidir. Zaten On İki İmamların batînen ‘zaman ve mekân’ sorunu yoktur. Onlar her daim, her yerde hazır ve nazırdırlar. Gerçeği görüp anlamak için onların tarihteki zorluklarını iyi kavramak gerekiyor.

Kalplerinde ve ruhlarında kini-kibri; bencilliği atamayanlar; kendilerini dünyanın zevkleri ile kandıranlar; tarihi kendi yaşamları ile başlatıp, kendi yaşam süreleri ile hesaplayanlar için ise; arkalarında bıraktıkları kirli miras insanlık alemi için utanç vericidir. Bütün bunlara rağmen her halûkârda On İki İmamların düşünce mayası ile yoğrulan, insanları doğruya davet etmeyi günümüzde de sürdürüyorlar.