Analar – Alevilikte önemli Analar

Ana = Ebe, Bacı, Alevi-Bektaşilikte Cemi yürüten taliplerin bağlı olduğu bayan inanç önderi Pir ana /bacı, veya dedenin eşi. Fatma Ana, Kadıncık Ana. Ocaklarda ana, pirin eşi veya kızıdır. Analar da, pir ve dedeler gibi yolun hizmetlisidirler. Genelde dedelerin/pirlerin cem yürütmelerine karşılık; bazen kendini yetiştirmiş ve taliplerden rızalık almış anaların da cem yürüttükleri görülmektedir.

Örneğin: Hz. Hatice Hz. Muhammed’in ilk eşidir.

Hatice Muhammed ile 40 yaşında evlendi. Babasının adı Hüveylid, annesininki Fatıma’dır. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak milâdi 555 dir. Kureyş kabilesindendir. Daha önce iki kez evlenmiş ve ikinci kocasının ölümünden sonra kendi adına ticaret yapacak bir adam görevlendirmeyi adet edinmişti. Şam’a gönderdiği kervanların birine başkan olarak güvendiği Muhammed’i tayin etmiştir. Normalde bir kureyşliye ödenen miktarın iki katını vermiştir. Hatice bir gün rüyasında gökteki ayın hanesine girdigini ve daha sonra koynuna girdiğini görmüş rüyasını kuzeni varakayla paylaşmış ve kuzeni gelecek olan son peygamberin eşi olacağını müjdelemiştir. Kervanın dönüşünde Muhammed’in yanında bulunan Hatice’ye ait köle, Muhammed’in iki tarafında iki melek gördügünü söylemiş Hatice de bu olaydan önce gördügü rüyayı hatırlamış, Muhammed’in gelecek olan son peygamber olduğunu anlayıp evlenme teklif etmiştir. Muhammed’in bu teklifi kabul etmesiyle evlenmişlerdir. Mehir olarak 20 dişi deve Hatice’ye verilmiştir.

Hatice’nin Muhammed’den iki oglu ve dört kızı toplam 6 çocuğu olmuş fakat erkek çocuklarının ikiside küçük yaşta vefat etmiştir. Mutlu ve ahenkli bir evlilikleri vardı ve hiç bozulmadı. Hatice Muhammed’e hem eş hem iyi bir arkadaş hem de danışman olmuştur. İlk müslüman kadın olmuş ve eşini hiçbir zaman yalnız bırakmamıştır.

619 yılında vefat ettiğinde yaklaşık 65 yaşındaydı, Muhammed onu hiçbir zaman unutmadı her daim ondan onun ahlakından bahsetti. Alemlerdeki kadınların en iyisi dört tanedir: İmran kızı Meryem, Mezahim kızı Asiye, Hüveylid kızı Hatice ve Muhammed kızı Fatıma” “Muhammed bu dört kadını alemlerin en iyi kadınları olarak saydıktan sonra Fatıma’yı hem dünyada, hem de ahirette diğer üçüne üstün kılmıştır.”

Hz. FATMA (FATMA ANA)

Hz. Fatma’yı tanımlarken şu belirtilenler az gelir. Hz. Fatma, hayırlı bir evlat, sadık bir eş, mükemmel bir anne. Bütün bu sıfatlar; hayırlı, iyi, mükemmel, sadık Hz. Fatma’yı anlatmaya, tanıtmaya, tanımlamaya yetmez. Hz. Fatma İslam tarihinde önemi yadsınamayacak bir kişidir. O her zaman iyi örneklerle anıldı Hz.Fatma, Hz. Peygamberin kızıdır 614, yılında dünyaya gelmistir. Hz. Ali’nin eşidir ve Hasan ile Hüseyin’in annesidir.

624’de, babası peygamberin kuzeni Ali ile evlendi. 632 yılında hakka yürümüş. Naaşı, kendi isteği doğrultusunda, geceyarısı ve gizlice gömüldü, halen mezarı bilinmemektedir. Fatma babasının vefatından kısa bir süre sonra vefat etmiştir. Çok genç yaşında hakka yürümesine rağmen, o hep saygıyla anıldı:

Hz. Fatma’nın genç yaşta vefat etmesinin sebebi, kendisine ve ailesine yapılan haksızlıklardır. Fedek hurmalığı olayı, Hz. Fatma’yı büsbütün yıkmıştır. Hz. Muhammed’in sağlığında Hz. Fatma’ya ve ailesine gösterilen saygı ve hürmet, peygamberin vefatından sonra kine dönüştü. Hz. Fatma’ya yapılan haksızlıklar tarih boyunca onun soyuna karşı sürdürüldü. Hz. Fatma, Aleviler açısından kutsal bir insandır. Her şeyden önce anadır.

Alevilikte “Ana” kavramı saygıyı, saygınlığı ifade ediyor. Dolayısıyla da Fatma Ana’yı temsil ediyor. Fatıma, Ali bin Ebu Talib ile olan evliliğinde, ikisi kız, ikisi oğlan olmak üzere dört çocuk sahibi olmuştur. Beşinci erkek çocuğuna (Muhsin ibn Ali) hamileyken, düşmanları tarafından fiziksel şiddete maruz kalmış ve çocuğunu düşürmüştür.

Çocuklarının isimleri;

1-Hasan ibn Ali

2-Hüseyin ibn Ali

3-Ümmügülsüm bint Ali

4-Zeynep bint Ali

5-Muhsin ibn Ali

Hz. Zeynep

Zeynep adı Alevi toplumunda yiğitliğin adı olarak bilinir. Bu yiğitlik kültünün oluşumunu Hz. Zeynep gerçekleştirmiştir. Aslında Zeynep adı salt yiğitlik için değil, aynı zamanda doğruluğun, mertliğin, zalimin zulmüne direnmenin, hakkaniyetin, fedakârlığın… da adıdır. İşte Zeynep isminde sembolleşen bu değerlerin yaratıcısı Hz. Zeynep’tir.

Hüsniye

Hüsniye, en önemli Alevi kitaplarından birinin kahramanıdır. Hüsniye adı ile bilinen bu kitapta, Alevi-Sünni inancı arasındaki temel farklılık diyalog yoluyla yansıtılmakta. Bu kitapta kısaca Hüsniye’nin özgeçmişi de yer almaktadır. Bu özgeçmişe göre Hüsniye, İmam Caferi Sadık’ın yanında eğitim almış, o saygıdeğer, ilim irfan sahibi imamın özel hizmetinde bulunmuş, bu vesileyle kendisini bilgi ve birikim açısından tam olarak yetkinleştirmişti. Bilindiği gibi altıncı imam Caferi Sadık, salt dini konularda değil, bir çok bilim dalında da zamanın en önemli bilginiydi. Hüsniye, canı pahasına değerlerini korkusuzca savunmuştur. Bir tarafta koskoca halife ve onlarca bilgin, diğer tarafta tek başına bir kadın. Kazanan Hüsniye oluyordu. Hüsniye’nin yaptığı tartışmalar günümüzde de Ehlibeyt taraftarlarına güç ve bilgi vermekte. Önderlik de bu olsa gerek. Yapılanların, söylenenlerin zaman ve mekânı aşarak evrenselleşmesi. Hüsniye bunu başarmıştır.

Kadıncık Ana = Pir Ana, Hünkarın Sulucakarahöyük’e (Hacıbektaş) geldiğinde yanında kaldığı ve sonra ona hizmet eden, görüşlerini yaşatan, Alevilikte önemli yeri olan kadın. Bacıyanı Rum, Anadolu kadın teşkilatının lideri.